Yazı Detayı
30 Temmuz 2020 - Perşembe 12:09
 
Joe’nun hikayesi
Fatih Altaylı
 
 

Bugün uzun uzun, derin derin yazılar yazacak takatim yok niyeyse.

Kendimi biraz yorgun hissediyorum.

Sıcaktan olsa gerek.

Ya da gündemin yarattığı bir yorgunluk da olabilir.

Siyasi uçlardaki azgın azınlığın fikir vandalizmi de bu yorgunluğun bir nedenidir belki.

Emin olamıyorum.

Dün gece geç saatlerde, zihinsel yükle yatağa girerken aklıma rahmetli Süleyman Demirel geldi.

Nur içinde yatsın çok didişirdik kendisi ile.

Onun olgunluk döneminde gazetecilik yaptım.

Genelde kendisine muhalif idim.

Kızardı bana.

“Deli oğlan” lakabını takmıştı.

Cumhurbaşkanlığı sırasında da sonrasında da sohbetlerimiz olurdu.

Gördüğüm en iyi içen adamdı rahmetli.

Bir şişe viski ya da bazen konyak içer sallanmazdı bile.

Yine böyle birlikte masanın başına oturduğumuz bir akşam,

siyasette her şeyin vakti olduğunu, vakti geldiğinde olacak gelişmeyi kimsenin durduramayacağını anlatmak için bir hikaye anlatmıştı bir gün.

İkinci Dünya Savaşı’nın son günleridir.

İtalya’yı işgal eden ABD askerleri arasında Joe diye çok fırlama, çok çapkın 20-21 yaşlarında yakışıklı bir delikanlı vardır.

Her akşam farklı bir İtalyan güzelle beraber olan Joe sabah da birliğine gidip hikayelerini herkese anlatmaktadır.

Bir gün Joe sabah kasığında müthiş bir ağrı ile uyanır.

Ağrı dayanılmazdır.

 


Hemen birlikteki doktora götürürler Joe’yu.

Doktor pantolonunu indirmesini söyler.

Pantolon iner, doktor Joe’nunkini incelemeye başlar.

Birkaç dakika baktıktan sonra pantolonunu çekmesini söyler.

Joe’yu karşısına oturtur ve “Haberler iyi değil” der.

Joe heyecanlanır.

“Ne varmış sir” diye sorar.

Doktor tane tane anlatır:

“Penisinde çok ciddi bir sorun var. Hemen kesmemiz gerekiyor.”

Joe kabul etmez.

“20 yaşındayım. Daha önümde uzun bir hayat var. Çocuğum bile yok. Ben bunu kabul edemem. Başka bir doktora görünmek istiyorum” der.

Joe’yu uçağa koyup Berlin’e yollarlar.

Avrupa’daki en iyi askeri doktor oradadır.

Joe doktorun karşısına geçer.

Pantolon indirilir.

Doktor inceler.

Pantolon çekilir.

Joe doktora meraklı gözlerle bakar.

Doktor yavaş yavaş anlatmaya başlar:

“Sevgili Joe, teşhiste bir hata yok. İtalya’daki doktorun söylediği gibi. Bunu kesmemiz lazım.”

Joe yine isyan eder.

“Ben en iyi doktora görünmek istiyorum. Beni Amerika’ya gönderin” der.

Joe uçağa bindirilir.

Washington’a en iyi askeri hastaneye gönderilir.

Oradaki en iyi bevliyecinin karşısına çıkarılır.

Doktor pantolonu indirtir.

Şöyle bir inceler.

Son derece sinirli bir şekilde “Çek evladım pantolonu” der.

Joe merakla sonucu beklemektedir.

Doktor Joe’ya bakar ve “Evladım bu askeri doktorların yetersizliği beni çok sinirlendiriyor. Seni iki doktor muayene etmiş ve sana açık söyleyeyim ikisi de yanlış teşhis koymuş. Bunları nasıl doktor yapmışlar bilmiyorum ama senin kesinlikle bir ameliyata ihtiyacın yok. Seni ameliyat etmek eşeklikten başka bir şey değil. Sana boşuna ızdırap çektirmişler” der.

 


Joe sevinir. “Nasıl tedavi edeceğiz sir” diye sorar.

Doktor “Çok basit. Çık şu sandalyenin üzerine” der.

Joe oturduğu sandalyenin üzerine çıkar.

Doktor “Atla şimdi aşağı” der.

Joe atlar.

Atladığı anda penisi kopup yere düşer.

Joe panik içindedir.

“Hani ameliyata gerek yoktu doktor” diye bağırır.

Doktor “Evet yoktu. Bak zaten ameliyat etmeden de düşecekti” der.

 

Hediye

Türkiye’de son dönemin en antipatik firmalarının YİD müteahhitleri olduğunu söylemeye herhalde gerek yok.

Otoyol ve köprülerin işletmecisi bu firmalar, kıyamet kopsa bile kendilerine garanti edilen paralarını tıkır tıkır alarak halkın epey bir antipatisini kazanmış vaziyetteler.

Şimdi yine bir bayram geldi ve devlet yine “Otoyol ve köprü geçişleri bu bayramda da bedava” dedi.

Tabii bu tam olarak gerçeği yansıtan bir açıklama değil.

Tüm otoyol ve köprü geçişleri bedava değil.

Sadece kamunun işlettiği otoyollar ve köprüler.

Yani büyük bölümü AK Parti öncesi yapılmış olanlar.

YİD projeleri ise paralı hem de ne paralı.

Peki bu müteahhitler devlete şirin görünmek için yıllardır her şeyi yaparken acaba devletin bu bayram hediyesine katılmayı niye hiç düşünmezler?

Yani “Biz de bayramda geçiş ücreti almayacağız. Bu dört gün boyunca garanti ücreti de istemeyeceğiz” demezler.

Çok mu zordur!

 

Okumadan söyleyemem

Sosyal medya düzenlemesi ile ilgili yasayı henüz tam olarak okuyamadım.

Bu nedenle bununla ilgili bugün değil, birkaç gün sonra yazmak niyetindeyim.

İktidarın ya da muhalefetin gazına gelerek peşin peşin “İyidir” ya da “Kötüdür” diyemem.

Zaten genel olarak yasaların değil uygulayıcıların kusurlu olacağına inanırım.

En iyi yasa bile uygulayıcının elinde kötü, en kötü yasa bile uygulayıcının elinde iyi olabilir.

Aynı yasalarla Clinton’ın Amerikası ile Trump’ın Amerikası’nın aynı olduğunu söyleyemeyeceğimiz gibi.

Bu yüzden yeni çıkarılan yasayı inceleyeceğim, inceleteceğim.

Sonra yazacağım.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sevdiklerimize verebileceğimiz en değerli şeyin zamanımız olduğunu anladığımız zaman.

 

HABERTURK

 
Etiketler: Joe’nun, hikayesi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Aralık 2020
Aşılar
03 Aralık 2020
FETÖ olsa bu kararı alırdı
02 Aralık 2020
Katar keşke Volkswagen'i getirseydi
01 Aralık 2020
Pecunia non olet
30 Kasım 2020
Okur mektupları
29 Kasım 2020
Kime değil niye
28 Kasım 2020
Pedofil açıklanır
27 Kasım 2020
Vahim normalleşme
26 Kasım 2020
Ne dediysek o
25 Kasım 2020
Pedofili çetesi mi?
24 Kasım 2020
Okur mektupları
23 Kasım 2020
Bakan Koca: Sayılar düşmezse yasaklar genişler
22 Kasım 2020
Filyasyona övgü
20 Kasım 2020
Kindar bir nesil
19 Kasım 2020
Virüs keçisi bir sektör
18 Kasım 2020
Memleket yol geçen hanı mıdır?
17 Kasım 2020
Kapanmalar bu hafta başlar
16 Kasım 2020
Okur mektupları
15 Kasım 2020
İki hafta
14 Kasım 2020
Vali Karaloğlu: İşsizlik meselesinden dertliyiz
13 Kasım 2020
Soramadığımız bir soru
12 Kasım 2020
Yakın tarih bu kadar palavra kaldırmaz
11 Kasım 2020
İşkembe-i kübra değil bilgi
10 Kasım 2020
Bir büyük insan
09 Kasım 2020
Okur mektupları
08 Kasım 2020
Her yerde var bunlardan
07 Kasım 2020
Barometre
06 Kasım 2020
Böyle yaparsanız akıllı gençler sizi sevmez
05 Kasım 2020
Deprem vergileri önce duble yola sonra göçmenlere
04 Kasım 2020
Meritokrasi'nin iflası
03 Kasım 2020
Malzemeden değil akıldan çalmak
02 Kasım 2020
Devlet-Millet el ele hep beraber ölüme
01 Kasım 2020
Devlet-Millet el ele hep beraber ölüme
31 Ekim 2020
İmarla barıştınız, ya doğa ile
30 Ekim 2020
Mevtaya ilaç verilir mi?
29 Ekim 2020
100'e üç kala
28 Ekim 2020
Macron çiftinin ilk tatili
27 Ekim 2020
İstanbul topyekun esnek mesaiye geçiyor
26 Ekim 2020
Okur mektupları
25 Ekim 2020
İstanbul Valisi sınıfta kaldı
24 Ekim 2020
Çözüm hasta garantili aşı ihalesi
23 Ekim 2020
Gerçeklerden kaçamazsınız
22 Ekim 2020
Risk grubuna da aşı yok
21 Ekim 2020
Otomobil üretiminden daha önemli
20 Ekim 2020
Kabile devletine doğru
19 Ekim 2020
Çok çok iyi bir insanı kaybettik
14 Ekim 2020
Mezara kadar değil pazara kadar
13 Ekim 2020
Dikey bahçe tartışması
12 Ekim 2020
Boğaz Köprülerinden iki yönde de ücret alınıyor mu?
11 Ekim 2020
Pyro terörizm
09 Ekim 2020
Rıdvan niye konuştu, Rıdvan niye sustu
08 Ekim 2020
Bilmezseniz üzülmezsiniz
07 Ekim 2020
Vicdan
06 Ekim 2020
Bunu atarlar yerine benzerini atarlar
05 Ekim 2020
Doğduğun yer mi, doyduğun yer mi?
03 Ekim 2020
İşte First reçete
02 Ekim 2020
Öldüren Adalet
01 Ekim 2020
Malumun Bakan tarafından ilamı
30 Eylül 2020
Macron’a Aliyev tokadı
29 Eylül 2020
Protokolü yırtıp atın artık
28 Eylül 2020
Bu ülke nasıl değişip gelişsin
27 Eylül 2020
İlkbaharı aratacak
26 Eylül 2020
Acun’u Filli Boya ile kim boyadı?
25 Eylül 2020
Şengör: Suskun bölge kırılmaya başladı
24 Eylül 2020
Kılıçdaroğlu’nun Kahveciler Birliği ziyareti
23 Eylül 2020
Yine cebimizden ödenecek
21 Eylül 2020
Eve corona
18 Eylül 2020
Teşekkürler Selman Öğüt
17 Eylül 2020
Amazon Prime’ın patronu ile sohbet: “Türkiye Avrupa’daki 6. büyük”
16 Eylül 2020
Canan Hanım’ın anti Atatürkçülüğü
15 Eylül 2020
YİD’ciler de feragat edecek mi?
14 Eylül 2020
Zatürre aşısı var aslında
12 Eylül 2020
. . . _ _ _ . . .
11 Eylül 2020
Kardak bugün olsaydı
10 Eylül 2020
Komedi mi trajedi mi?
09 Eylül 2020
Hürriyet yazdı Sayın Erbaş, o da mı yalandı!
08 Eylül 2020
Yabancı derken!
07 Eylül 2020
Bu kadını kim kurtaracak?
06 Eylül 2020
Hacivat gerdeğe girecek diye
04 Eylül 2020
En hakiki
03 Eylül 2020
Bazen yazarken kalem kirlenir
02 Eylül 2020
Drone show
01 Eylül 2020
Orta direğe tabanvay
31 Ağustos 2020
Sözleşmeye, muhafazakar bir bakış
29 Ağustos 2020
Okumayan anlamaz
28 Ağustos 2020
Anladınız mı bunca sapık nereden türüyor!
27 Ağustos 2020
Sağlık teröristleri
26 Ağustos 2020
Gazi Koşusu
25 Ağustos 2020
Portakal; bıraktı mı, kaçtı mı!
24 Ağustos 2020
Pandemi bahane, bu aslında ambargo
23 Ağustos 2020
Sıra geldi fabrikaya
20 Ağustos 2020
Bu ülkenin pasaportu bu kadar alçalmaz
19 Ağustos 2020
Pili yerli, motoru mecburen Bosch
18 Ağustos 2020
TOGG karargahı
18 Temmuz 2020
Türk dizilerine engel
16 Temmuz 2020
Yanıltmadınız beni
14 Temmuz 2020
Boşuna mı açtık acaba!
04 Temmuz 2020
Bu çocuğu belediyenin vurdumduymazlığı öldürdü!
03 Temmuz 2020
Yine yalanla destek
01 Temmuz 2020
Bir S-400’e kaç leğen verirler?
30 Haziran 2020
Yalan rapordan çıkan yasa
29 Haziran 2020
Bu sayılarla okullar açılır mı?
24 Haziran 2020
Barolar siyaset yapmasın ama parti mi olsun!
23 Haziran 2020
İnşallah değildir
17 Haziran 2020
Sattınız mı Lamborghini’yi
16 Haziran 2020
Faturaların ucu göründü
07 Haziran 2020
Lancet araştırmayı geri çekti
05 Haziran 2020
TBMM ayağına sıkmamalıydı
04 Haziran 2020
Sorular ve sorunlar
03 Haziran 2020
Sus, otur, hatta saklan
02 Haziran 2020
ABD'de olan
30 Mayıs 2020
Yasaklar kalkarken
28 Mayıs 2020
Tarım fakirleşince sonunda ülke de fakirleşir
27 Mayıs 2020
Çok haklısın Murat
24 Mayıs 2020
İyi bayramlar
23 Mayıs 2020
İki bakan, iki yöntem
22 Mayıs 2020
TİM bu alçakları ifşa et
21 Mayıs 2020
AK Parti’den önce hep CHP mi vardı!
20 Mayıs 2020
Lİ-YA-KAT
19 Mayıs 2020
Amiral batırıldı
18 Mayıs 2020
Amiralin gidişi
16 Mayıs 2020
Federasyondan doğrulama geldi
15 Mayıs 2020
Futbolcu sağlığı değil kumar önemli
14 Mayıs 2020
Bu virüs nasıl bulaşıyor?
13 Mayıs 2020
Öğrenci kutsaldır
12 Mayıs 2020
Bir anda
11 Mayıs 2020
Erken normalleşme ekonomileri kurtaracak mı?
09 Mayıs 2020
1 corona vakası ligi bitirir
08 Mayıs 2020
Gülün
07 Mayıs 2020
Bu olmadı
06 Mayıs 2020
Teknik direktörlerin isyanı
05 Mayıs 2020
AVM’ler için erken değil mi!
04 Mayıs 2020
Ecdadını bile bilmeyenler!
02 Mayıs 2020
Bilimde bile siyaset
01 Mayıs 2020
Korona Kahramanlarına Vefa
30 Nisan 2020
Diyanet vergisi
29 Nisan 2020
Corona AVM’lerdeki birikmiş sorunları çözer mi?
28 Nisan 2020
Erken boşaltma sorunu
27 Nisan 2020
Çin Virüsü
25 Nisan 2020
Uyanık ihtiyarlar
24 Nisan 2020
Bir doktorun ölümü
23 Nisan 2020
Niye yıkılmıyor hiç düşündünüz mü?
22 Nisan 2020
İki kritik yanıt: Ramazan ve okullar
21 Nisan 2020
Koordinasyon çok mu zor!
20 Nisan 2020
Kaldırın belediyeleri siz sağ ben salim!
19 Nisan 2020
65 yaşa haksızlık
17 Nisan 2020
C vitamini tartışması
16 Nisan 2020
Coronadan mı, corona yüzünden mi!
15 Nisan 2020
Kan
14 Nisan 2020
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
13 Nisan 2020
Günün büyük kazananı
12 Nisan 2020
Belediyeler de market mi yağmalayacaktı?
11 Nisan 2020
2 gün 2
10 Nisan 2020
Liberal ekonominin sonu mu?
09 Nisan 2020
Demografi şansımız mı!
08 Nisan 2020
Hastane Atatürk Havalimanı’nda değil
07 Nisan 2020
Biraz da onlardan tekalif
Haber Yazılımı