Yazı Detayı
24 Eylül 2020 - Perşembe 11:49
 
İktidarın eksikliği
Soner Yalçın
 
 

İktidar ve çevresinin bugünlerde dillerinden düşürmediği kavram: Emperyalizm

Tanımı ilk yapan İngiliz ekonomist John A. Hobson (1858-1940) oldu. İngilizler'in Güney Afrika'yı işgal eden İkinci Boer Savaşı ardından çığır açıcı “emperyalizm” tanımını yaptı. Tartışmasız başyapıtı 1902'de yazdığı “Emperyalizm” (Imperialism: A Study) adlı kitabı oldu…

Emperyalizm, Batı'nın kendi iktisadi ve stratejik çıkarlarına hizmet eden istila biçimiydi.

Peki, kavram bize/Osmanlı'ya ne zaman geldi?

Batı'nın 1838'den itibaren siyasi, iktisadi kontrolünü yoğunlaştırdığı süreçte Jön Türkler ve İttihatçılar sömürgeciliğe pek duyarlı olmadı. Liberal kafalarında daima temel hak ve özgürlükler vardı; sömürü yoktu!

Egemenlik sorununu gündeme ilk getiren Alman Marksist Alexander Helphand Parvus (1867-1924) oldu. Türk Yurdu dergisine 1912'de şunu yazdı:

-“İş işten geçmeden gözünüzü açın. Eğer siz, milletinizin kanının son damlasını akıtmakta bulunduğunu hissetmiyor, eğer siz düşmanlar tarafından av hayvanı gibi sıkıştırılmakta olduğunuzu görmüyorsanız, size bu risale sahifelerinde bu hususa dair daha fazla ne söylenebilir?”

Parvus bir yıl sonra da kitap yazdı: “Türkiye'nin Can Damarı. Devlet-i Osmaniyye'nin Borçları ve Islahı.”

Emperyalizmin ekonomik sömürüsüne dikkat çekti. Ki Lenin'in daha meşhur eseri “Emperyalizm: Kapitalizmin En Son Aşaması” kitabını yazmasına dört yıl vardı!

Lenin, emperyalizm kavramını kapsam itibariyle en geniş manaya ulaştırdı; sömürgecilikle emperyalizmin arasındaki ayırt edici özelliğin kapitalizm olduğunu ortaya koydu…

Peki…

ATATÜRK'Ü ETKİLEYEN

Mustafa Kemal Atatürk deyince aklınıza ne geliyor; tam bağımsızlıkçı anti-emperyalist mücadele.

Bu ideolojik-politik çizgiyi savunmasını nasıl açıklayabiliriz? Ki Osmanlı düşünce hayatının -Yusuf Akçura gibi birkaç aydını saymazsak- son derece çorak olduğunu biliyoruz.

Atatürk Kütüphanesi bu konuda bize yol gösteriyor. Yurt dışından sürekli kitap getirtip okuduğunu biliyoruz.

Mesela, Herbert Gowen, Ernest Lavisse, Charles Seignobos'un tarih kitapları gibi…

Mesela, Jean-Baptiste Say, Charles Gide, Charles Rist'in ekonomi kitapları gibi…

Mesela,  Adhemar Esmein, Leon Duguit, Maurice Haurio'nun hukuk kitapları gibi…

Rousseaular, Montesquieular, Durkheimler kimler yok ki… 3 bin 997 kitap okuyan, notlar çıkaran liderden bahsediyoruz.

Soruma dönersem…

Atatürk'ü etkileyen yazarların başında Herbert George Wells (1886-1946) olduğunu düşünüyorum. Nutuk'ta iki kez Wells'den alıntı yaptı.

Wells, sosyalist görüşleriyle bilinen İngiliz “Fabian Society” entelektüel kulübün aktif üyesiydi. Hitler'in kitaplarını yaktırmasına şaşmamak lazım!

1920'de yazdığı “The Outline of History” (Tarihin Ana Hatları) kitabı Atatürk, -Fransız baskısından- 1925'de okudu. Çok etkilendi; o döneme kadar okuduğu kitaplardan farklı bakıyordu tarihe Wells.  Batı'yı çok yönden eleştiren kitap, onun emperyalist iktisadi karakterini ele alıyordu…

Atatürk, emperyalizm konusuna duyarlıydı; herkesin hemen kitabı okuması için eseri bölümlere ayırarak Fransızca bilen birkaç isme verdi. Tercüme edilen ilk iki cilt 1927, diğer üç cilt 1928'de yayınlandı.

Tüm bu bilgileri şundan yazıyorum:

İNANDIRICI DEGİL

Kemalizm'e saldıranlar bu topraklarda emperyalizmle mücadele edebilir mi? Edemez, pusulası kırıktır çünkü…

Emperyalizmin iktisadi yapısı kavranmadan ne ideoloji olur, ne de siyaset yapılır.

Kemalizm'e küfür edenler tıpkı 1838 sürecindeki Osmanlı münevverleri gibi iktisatsız politika yapıyor, emperyalizmin ana  yapısını unutturmak istiyorlar. Ekonomik bağımsızlık olmadan milli egemenliğin sağlanamayacağının üstünü kapatıyorlar.

Keza: Sadece teorik bilgi değil; Osmanlı'nın yakın tanığı Atatürk, iktisadi bağımsızlığın önemini yaşayarak da kavrayan liderdi. Bir ülkenin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olursa, o ülkenin tüm hayatının felce uğrayacağını bizzat gördü.

Bu sebeple Atatürk daima, “denk bütçe-sağlam para” ilkesini temel siyaset olarak benimsendi. Düşünebiliyor musunuz; -Mithat Paşa'nın kurduğu- Ziraat Bankası dışında Osmanlı'da tüm bankaları yabancıların elindeydi. Bugün İş Bankası'na göz dikenler, finans/döviz krizinin sebebi olanlar Atatürk'e dil uzatıyor, Lozan'ı beğenmiyor!

Heyhat!

Emperyalizm dünya tarihinde ilk nerede sorgulandı? Tam bağımsızlığımızı kazandığımız Lozan görüşmelerinde! Batı'nın kapitülasyonlar yoluyla elde ettiği; siyasi-idari, mali- iktisadi, kültürel-dini tüm ayrıcalıklara Lozan'da son verdik…

Emperyalizmi ağzından düşürmeyenler sahiden kavramı anlıyor mu? Şüpheliyim.

İktidar, Atatürk'e saldıranlar ile yolunu ayırmazsa nasıl inandırıcı olabilir ki?

 

SÖZCÜ

 
Etiketler: İktidarın, eksikliği,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Ekim 2020
Farkında mısınız
15 Ekim 2020
Yazmamız istenmiyor
14 Ekim 2020
Çantada keklik değil
13 Ekim 2020
Zalimin çarkı
09 Ekim 2020
Gazeteciliğin yıldızı: Müyesser…
08 Ekim 2020
Menzil’in asıl rolü
07 Ekim 2020
Seyirlik infaz
06 Ekim 2020
Asıl sorun, geçmişe bakışta
02 Ekim 2020
40 yıllık hüsran
01 Ekim 2020
Israrla yazacağım
30 Eylül 2020
Bilinmeyen Atatürk
29 Eylül 2020
Erdoğan saplantısı
25 Eylül 2020
FETÖ’nün solcuları
23 Eylül 2020
O Sakallı’ya kulak verin
22 Eylül 2020
Yaptığıyla küçülen lafıyla büyüyemez
18 Eylül 2020
Ahlâk davası
17 Eylül 2020
Kuyunun dibi
16 Eylül 2020
Teyzen haklı dostum!
15 Eylül 2020
Mustafa Kemal ve Atatürk
25 Ağustos 2020
Yolculuk
21 Ağustos 2020
Boşluğa savrulmak
20 Ağustos 2020
Bilal Erdoğan’ın dili
19 Ağustos 2020
Erdoğan’ın oyunculuğu
18 Ağustos 2020
Amerikan kafasıyla düşünmek
14 Ağustos 2020
Derin devlet
13 Ağustos 2020
Bozgunda fetih rüyası
12 Ağustos 2020
İnsanı dönüştürmek
11 Ağustos 2020
Maocu dostum
07 Ağustos 2020
Bizim masallarımız
06 Ağustos 2020
Ben anlatamıyorum CIA anlatsın…
05 Ağustos 2020
İşin aslı şudur
04 Ağustos 2020
Kabus bitsin artık
31 Temmuz 2020
Bayram günü yazmak istemezdim
30 Temmuz 2020
İmamoğlu kime lanet okusun!
29 Temmuz 2020
O kılıç, şifre
28 Temmuz 2020
Bu üçüyle hesaplaşan iktidarda kalamaz
23 Temmuz 2020
İktidarın kadın pişmanlığı
22 Temmuz 2020
Şampiyonluğa mecburdu
21 Temmuz 2020
Hafızayı yaşatmak
17 Temmuz 2020
Kripto…
16 Temmuz 2020
Erdoğan kendine sormalı
15 Temmuz 2020
Farkı görebilmek
14 Temmuz 2020
AKP-FETÖ anlaşıyor mu
10 Temmuz 2020
Alçalmadan Yükselenler
09 Temmuz 2020
Provokatif/kışkırtıcı...
08 Temmuz 2020
Aman dikkat
07 Temmuz 2020
Bu kafa
03 Temmuz 2020
Mağdurluktan mağrurluğa
01 Temmuz 2020
Her cami Ayasofya
30 Haziran 2020
İmamoğlu şimdi kazandı
26 Haziran 2020
Basılmamış kitap
25 Haziran 2020
Adliye önü
24 Haziran 2020
AKP’liler okusun
23 Haziran 2020
Karakter suikastı duruşması
19 Haziran 2020
Ahlâk davası
18 Haziran 2020
İki soru soruluyor
17 Haziran 2020
CIA, Kinzer ve Müyesser
16 Haziran 2020
Bu yazdığım suç mu
12 Haziran 2020
“Yeni elbise”
11 Haziran 2020
“Neden”
10 Haziran 2020
Sabah gazetesi
09 Haziran 2020
Asıl kaybeden
05 Haziran 2020
Hangi devlet
04 Haziran 2020
Temel mesele
03 Haziran 2020
Ekranda gördüğüm
02 Haziran 2020
Don’ald Kişot
29 Mayıs 2020
Hırpalanmış ruhlar ülkesi
28 Mayıs 2020
Hatalı algılar-yargılar
27 Mayıs 2020
Kimdir devrimci
22 Mayıs 2020
Beklediğim telefon
21 Mayıs 2020
Hedef, Bahçeli
20 Mayıs 2020
Aslında ne oldu
19 Mayıs 2020
Cumhurbaşkanına mektup
15 Mayıs 2020
Tabu, gerçeğin düşmanı
14 Mayıs 2020
CHP medyası
13 Mayıs 2020
Peki, ne bu
12 Mayıs 2020
Böylesi görülmedi
08 Mayıs 2020
64. gün
07 Mayıs 2020
Hoparlör…
06 Mayıs 2020
3 Mayıs
05 Mayıs 2020
Ufuk’un özeleştirisi
01 Mayıs 2020
Beden üzerinden teslim alınmak
30 Nisan 2020
Anlatamıyorum
29 Nisan 2020
Gönüllü zorunluluk
28 Nisan 2020
Erdoğan sormuyor mu
24 Nisan 2020
Her sonucun başlangıcı var
23 Nisan 2020
O tarih kolay yazılmadı
22 Nisan 2020
İstanbul’da neler oldu
21 Nisan 2020
Bir görüşleri daha çöktü
17 Nisan 2020
Özgürlük yalanı
16 Nisan 2020
Bırakın yazalım
15 Nisan 2020
Kin, zayıfların şiddeti
14 Nisan 2020
Saat 03.00 operasyonu
10 Nisan 2020
Umudumuz COV 19
09 Nisan 2020
Ağacı değil, ormanı görmek
08 Nisan 2020
Hedefteki örgüt
07 Nisan 2020
Peşin Hükümler
Haber Yazılımı