Yazı Detayı
12 Ağustos 2020 - Çarşamba 08:46
 
Akşener: Yuva burası buraya gelsinler
Deniz Zeyrek
 
 

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, bu aralar siyaset maçlarına çıkmak üzere saha kenarında ısınma turları atan futbolculara benziyor. İnsan “Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü”“Cumhur İttifakı Sözcüsü” mü ayırt etmekte zorlanıyor.

Son katıldığı televizyon programında bir çok siyasi partiyle ilgili gelişmelerle birlikte İYİ Parti lideri Meral Akşener'e yapılan “evine dön” çağrısını da yorumladı.

Kalın, “Cumhur İttifakı Sözcüsü” tadındaki analizlerinde Meral Akşener'e  yapılan çağrının erken seçimle ilgisi olmadığını savunuyor ama analizini de tamamen seçim ittifakları üzerine dayandırıyor:

“İyi Parti'nin dayandığı sosyolojiye bakarsanız AK Parti ve MHP ile iç içedir. Burada daha AK Parti ve MHP'nin içinde olduğu Cumhur İttifakı'na yakın durması çok normal. AK Parti'nin 18 yıllık iktidarında geleneksel birçok pozisyon yer değiştirdi. Çok ayrıymış kutupmuş, karşıymış gibi görünen şeylerin siyasi mücadele içinde o kadar olmadığı bir dönüşüm yaşandı. Son Ayasofya meselesinde. Ayasofya CHP'liler için bir mesele olmaktan çıktı. Şimdi İyi Parti'nin ayrı bir siyasi hareket olarak ortaya çıkması onun AK Parti ve MHP ile sosyolojik türdeşliğini ortadan kaldırmıyor. Cumhur İttifakı AK Parti ve MHP olarak oldukça güçlü. Son 3 seçimde de çok ciddi başarılar elde etti. Cumhurbaşkanlığı sistemi kabaca iki ittifakın yönlendirdiği siyasal alan olarak devam edecek.”

Kırıkkale ve köylerini ziyaret eden Sayın Akşener'e dün telefonda Kalın'ın bu değerlendirmesini sordum.

Önce tartışmanın başlama noktasına döndü ve kendisine yapılan çağrı konusunda ne düşündüğünü aktardı: “Sayın Bahçeli'nin söylediklerinden hiçbir şey anlamadım ama sonra Sayın Erdoğan'ın Cuma çıkışı anlaşıldı ki Cumhur İttifakı'na çağrı gibi yapılmış.”

Ardından Kalın'ın yaptığı “sosyolojik benzerlik” analizini masaya yatırdı.

Akşener bu konuda 180 derece ters düşünüyordu. 2002'deki seçimlerde Fazilet Partisi, MHP, ANAP, DYP gibi sosyolojik benzerlikleri olan partilerin baraj altında kaldığını ama aynı sosyolojiden gelen AK Parti'nin tek başına iktidar olduğunu anımsatan Akşener, şöyle konuştu:

“Siyasette partiler kendilerini yenilemezse Kalın'ın sözünü ettiği gibi bir sosyolojiden bahsedemeyiz. Neticede bütün partilerin seçmenleri, hatta 83 milyon birbirinin kardeşi. AK Parti'nin temel sorunu sosyolojik değil, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin ülkeyi tıkaması ve bunun halkta yarattığı psikolojidir. Geçmişte sağ sol liberal dediğimiz seçmenin sosyolojisi tek adam rejimi ve partili cumhurbaşkanlığı sistemiyle ikinci plana düşmüştür. Ülkede demokrasi yara aldı. Seçmenin siyasetin içine dahil olma durumu ortadan kalktı ve bu psikoloji sosyolojinin önüne geçti. Yoksa biz kendimizden eminiz, hem demokratız, hem milliyetçiyiz, hem kalkınmacıyız. Hiçbir tarafa da düşmanlık etmeyen bir partiyiz. Herkese saygımız var. Bakın hoşgörü demiyorum, saygı diyorum. Ben kimim ki hoş göreceğim.”

Meral Akşener, Erdoğan'ın yeni sistem için verdiği “Allah'ın emri değil, eksiklikleri varsa düzeltiriz” sözlerinin eleştirileri kabul ettiğini gösterdiğine dikkat çekerek, “Bunun sonrasında iyileştirilmiş güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçiş konusunda muhalefetle iş tutar mı aslında ona bakmak lazım” yorumunu yaptı.

Bunun üzerine, “Yani ev iyileştirilmiş güçlendirilmiş parlamenter sistem ve siz onları mı davet ediyorsunuz” diye sordum. Akşener önce güldü ve şöyle devam etti:

“Sayın Erdoğan yönetilemez bir Türkiye'yle ilgili destek talebi getiriyorsa, ki biz memleket masası kuralım bunları konuşalım da dedik, bunun yolu iyileştirilmiş güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiştir. Yani yuva burası, buraya dönsünler. Yoksa Türkiye bu sistemi taşıyamaz!”

Öyle görünüyor ki Kalın'ın Akşener ve İYİ Parti hakkındaki sosyolojik analizinin veri açısından hatalı. Kalın, Cumhurbaşkanlığı sisteminin getirdiği ittifak düzeninde milliyetçilik ve muhafazakarlık üzerine bir sosyolojik denklem kuruyor. Akşener ise muhafazakar, milliyetçi ve demokratların bulunduğu bir ittifakta Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkıp, öncülük ettiği “iyileştirilmiş, güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistem” için mücadele ediyor.

Elma ile armut kadar net bir ayrım bu.

Bakalım, sonunda yuvaya dönen kim olacak?

Teşekkürler İstinyeli Gençler

İstinye Üniversitesi öğrencileri, bu yıl “Pandemi Döneminde Habercilik” başlığıyla düzenlenen “İstinyeli Ödülleri” kapsamında bana da “En İyi Köşe Yazarı” ödülünü layık görmüşler. Gençlere ulaşmakta zorlandığını düşünen bir gazeteci olarak, bu teveccühü göstermelerinin bana ilaç gibi geldiğini itiraf etmek durumundayım.

Teşekkürler gençler, yolunuz, şansınız açık olsun.

 

SÖZCÜ

 
Etiketler: Akşener:, Yuva, burası, buraya, gelsinler,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Eylül 2020
Berberoğlu Meclis’e döner İklim değişir, Akdeniz olur
21 Eylül 2020
Ünye Fatsa bir oldu da sizinle baş edemedi!
19 Eylül 2020
Bu politikalarla merkezde kalınabilir mi?
18 Eylül 2020
15 Eylül 1918 ve resimlerdeki gizemli adam
16 Eylül 2020
Vurun Canan’a!
14 Eylül 2020
Kafamda “tuhaf” sorular
12 Eylül 2020
Ç, S ve Ş’yi komünizm sembolü sayan faşizm
11 Eylül 2020
“Oyuncak Gibi Kamera”dan FATİH’in tabletlerine: Gerilemenin fotoğrafı
09 Eylül 2020
Yargıdan iki güzel haber
07 Eylül 2020
Celal’in eşekleri, ülkenin özeti
05 Eylül 2020
Kılıçdaroğlu’nun hedefi başbakanlık mı?
04 Eylül 2020
Sansürü savunmak!
02 Eylül 2020
Güçlünün hukuku zorbalıkla kendini gösterir
31 Ağustos 2020
Şu öğretmenler olmasa…
29 Ağustos 2020
Bunları unuttuysanız “yerli ve milli” olamazsınız!
28 Ağustos 2020
TUBA’nın bir yılı
26 Ağustos 2020
Asıl Trump’ın sözlerine yanıt verilmeli!
24 Ağustos 2020
Fazla abartı olguyu değersizleştiriyor
22 Ağustos 2020
İnsan bir hoş oluyor değil mi?
21 Ağustos 2020
Umarım o “müjde” petrol ya da doğalgazdır ve bu kez doğru çıkar!
19 Ağustos 2020
RTÜK’ün yaptığı “girişim özgürlüğü” ihlalidir
17 Ağustos 2020
Reaksiyoner dış politika çıkmazı
15 Ağustos 2020
Gençler, siz siz olun gaza gelmeyin!
14 Ağustos 2020
Galata’ya kıymayın efendiler!
10 Ağustos 2020
Yetenekli Bay Bağ!
08 Ağustos 2020
İnce ve Kılıçdaroğlu bu istatistiklere bakmalı!
07 Ağustos 2020
Aşırı Özgüven + Rehavet = 2. Dalga
05 Ağustos 2020
Siyasetteki Zugzwang halleri
03 Ağustos 2020
“Kaldırılsın” diyenler ayrıcalıklarından vazgeçmek İstemeyenler
01 Ağustos 2020
Meğer ne çok vatandaşın başına gelmiş
31 Temmuz 2020
Krippel imzalı kayıp Atatürk heykeli bulundu
29 Temmuz 2020
Nereden nereye?
27 Temmuz 2020
Sarık ve cübbe gidince geriye ne kalacak?
25 Temmuz 2020
Babacan lafı dolandırmadı: Ayasofya büyük sorunları örtmek için getirilen bir olay
22 Temmuz 2020
Ayasofya’da ilk namaz meselesi
18 Temmuz 2020
AK Parti Grubu şirketler için mi onay verdi?
17 Temmuz 2020
Horasan’dan bu yan lo kimin yurdu?
15 Temmuz 2020
İmamoğlu: Kamu bankalarının uygulamaları tümüyle ahlak dışıdır
13 Temmuz 2020
Erdoğan haklı: Türkiye eski Türkiye değil!
11 Temmuz 2020
Keçilere bari kıymayın efendiler!
10 Temmuz 2020
Kaldırım mühendisliği şart
06 Temmuz 2020
Polis çitiyle çevrili demokrasi!
04 Temmuz 2020
Numan Kurtulmuş’a “Medya 101” dersi
03 Temmuz 2020
Halkın gündemi başka, hükümetin gündemi başka
01 Temmuz 2020
Bakan Ersoy: Otellerin yarısının açılması başarı
29 Haziran 2020
Gençleri kaybetmek!
27 Haziran 2020
“Artık bunu tartışsınlar: Üç yıl sonra Körfez’de yüzeceğim”
26 Haziran 2020
Madalya yetmez, banka yöneticisi de yapın!
24 Haziran 2020
Barolar tartışması: Temcit Pilavı ve Pirus Zaferi
22 Haziran 2020
Boş koğuşlar çift camlar
20 Haziran 2020
Binali Yıldırım neden aday olmadı?
19 Haziran 2020
Bu sese kulak verin!
17 Haziran 2020
Ders olsun diye…
15 Haziran 2020
Bir pehlivan tefrikası!
13 Haziran 2020
Yaşasın Korona ilacını bulduk!
12 Haziran 2020
BEKÇİ
10 Haziran 2020
AK Parti’nin sorunu ANA AKIM’dan uzaklaşmak
08 Haziran 2020
Yeter artık!
06 Haziran 2020
İktidar siyasette “kontrollü gerginlik” istiyor
05 Haziran 2020
“Kabine toto” mu ateş olan yerden duman mı çıkıyor?
03 Haziran 2020
Siyasetçiye DİN dersi!
01 Haziran 2020
İşte size acil iş!
30 Mayıs 2020
O yalanı haklı çıkarmak istemeyiz!
29 Mayıs 2020
Bir ‘başımıza taş yağdı’ hikayesi
27 Mayıs 2020
Doktorlara saldıran CHP’li çıksaydı ne olurdu?
23 Mayıs 2020
Çav Bella
22 Mayıs 2020
Hiç olmasa ZOOMlayın
20 Mayıs 2020
Yaycı olayının Seyir Defteri
18 Mayıs 2020
Gardiyan “DEVLET” ise “ADALET” kim?
16 Mayıs 2020
Geç bunları anam babam geç bunları!
13 Mayıs 2020
Qfwfq tadında korona-komik öyküler
11 Mayıs 2020
Kendini devletin sahibi görmek!
09 Mayıs 2020
Ekmeğin kokusu gibidir Ana kokusu
08 Mayıs 2020
“Nerede o eski Çukurambar Ramazanları”
06 Mayıs 2020
Başarı varsa o ruh sayesinde!
04 Mayıs 2020
Ölüdeniz ve Kayaköy için iyi haber
02 Mayıs 2020
Hiç ders almayacaksınız değil mi?
01 Mayıs 2020
Emeğin zaman kapsülü
29 Nisan 2020
Başkan çık aradan!
27 Nisan 2020
Yaşasın mahalle kültürü!
25 Nisan 2020
Korona bahane ihalesiz işler şahane!
24 Nisan 2020
Dünyayı kadınlar kurtaracak!
22 Nisan 2020
Türkiye’yi var eden dört gün
20 Nisan 2020
Yasağın ruhu!
18 Nisan 2020
Kalemi tabancadan tehlikeli buluyorsa o siyasetçi iflah olmaz!
15 Nisan 2020
Binde yirmi bir
13 Nisan 2020
Biri büyük ikisi güncel üç neden
11 Nisan 2020
Veresiye defteri
08 Nisan 2020
O ilke de duman oldu
Haber Yazılımı